ARTIK GÜLMÜYORSAM NE BEKLERSİN Kİ BENDEN?!

6 Ocak 2011 Perşembe

Çok parlak bir fikir.

       Az önce Muse'un Resistance klibini izlerken aklıma bir fikir geldi.Ama lütfen bana deli demeyin.Fikir değil de neyse kelimelerle ifade edemiyorum anlatcam zaten.

       Şimdi düşünsenize dünyaca ünlü bir rock grubu var.Dünya turnelerine çıkıyo, görenler çığlık çığlığa ..Grubun özelliği de o kadar sadistler ki, konserde onlara ulaşmak için elini uzatanların parmaklarını kırıyo.Tabi bu gizli birşey değil, tüm dünya bunu biliyor ve bilerek parmaklarını kırmaları için uzatıyorlar.Böyle gayet normalmiş gibi grubun solisti de şarkısını söylerken uzanıp tuttuğu parmakları kırıyo.Ya da bilekten kırıyo olabilir.

       Şimdi neden böyle birşey aklıma geldi, ne alaka, hadi aklıma geldi bir de getirip buraya neden yazdım bilmiyorum.Hayır cidden deli değilim, deliysem bile zararsızımdır.Hı hı!

30 Aralık 2010 Perşembe

Köprüden Önce Son Çıkış !

        Evet sonunda kavuştum blog'a.Kaç hafta oldu diyyymi?!İtiraf ediyorum internet açılalı 2 hafta oluyo ama 2 haftadır yazmaya fırsatım olmuyodu.Bu süreç içinde biten kurslar, çalışılan dersler gibi durumların içindeydim.Dün bi baktım 29 Aralık olmuş bile.Dedim ki neredeyse 2011'e giriyoruz, 2010'a böyle mi veda edeceksin ey treng.Tabii ki de böyle veda etmeyeceksin.2010'un son yazısı OMG olmayacak.Yazar tripleri de ayrı şen.2010 son yazısı falan.Sanki ben bu yazıyı yazsam nolur, yazmasam nolur?!Görüldüğü üzre kendimle de çatışma halindeyim.Neyse.

        İnternetsiz günlerimde gerek arkadaşlarımdan, gerek oradan buradan, elimden geldiğince takip etmeye çalıştım herkesi.Zaten bu yazıyı noktaladıktan sonra da okuyamadığım yazıları okumaya başlıycam.

        2010'a gelince.Başından sonuna kadar iğrenç olan bu yılın bitmesini en çok benim kutlamam gerekir sanırım.Belki hayatımda çok büyük hatalar yapmadım ama hata yaptıysam da bu yıl yaptım(karışık bi cümle evet).Gerek ilişkilerim, gerek arkadaşlıklarım, geçtiğimiz yaz aldığım kararlar ve bu kararların yanlış oluşu.Bir arkadaş grubumuzu etkileyen ölüm.Hatalardan ders almayı bilmek çok önemli, o ayrı.Eğlendiğim zamanlar da olmadı değil tabi ama çok farklı bi yıldı.2011 yılında da herkes ne istiyosa o olsun işte lan.

        Evet şimdi gidip, bütün blogları gezip, okuyamadıklarımı okumam lazım.

13 Aralık 2010 Pazartesi

OMG!

Uzun süredir netimin olmaması.Şuan kuzenimde kalıyor olmam.Beni rahat bırakmadığı için hiçbişey yazamıyo olmam ve haber verme güdüsü.Çok özledim bilooğğğğğumm <3 :D Yakında hasret gidericez bol bol...


Kendime Not:Bugünün işini yarına bırakma.

30 Kasım 2010 Salı

Yine kısa..

       Her sabah kalkıp kahvaltı etmeden bilgisayar başına geçiyorum, aklımda ''Biraz takılayım sonra kendime zaman ayırayım.'' tarzı bir düşünce.Ama bir bakıyorum ki hep bir engel çıkmış.Ya da bilgisayar başında kalakalmışım.Bazen de film izlerken buluyorum kendimi.Bu kısır döngü uzun zamandır devam ediyo ama bugün buna izin vermicem!!

       Akşam döndüğümde ise ilk mimimi yanıtlamayı planlıyorum.!!!8ex-en8!!! tarafından mimlenenler arasındayım efenim.

       Evet şimdi gidiyorum.


29 Kasım 2010 Pazartesi

İçim acıdı ..






Geçmem birdaha Kadıköy'den!

Mide bulandırıcı etki!

       2 gün önce telefonum çalıyo.Bilmediğim bir numara.Bir süre karasız kaldıktan sonra cevap veriyorum.Karşıdaki ses yabancı değil.Kurtuldum diye göbek attığım sevgilim.''Son kez konuşmak için aradım, kendi numaramdan arasaydım eğer açmayacaktın biliyorum.''Tabii ki de açmayacaktım.''İyi tamam.Söyle ne söyleyeceksen!'' diyorum.





       Başlıyo anlatmaya.Baştan sona tüm mesajlarımı o zamanki sevinçlerini, üzüntülerini, o an ki davranşlarını anlatıyo.Ama o kadar güzel anlatıyo ki.Dinlememek mümkün değil.Telefona bakıyorum 57 dakika olmuş.Ben sadece ''hııı, evet, hatırlıyorum.'' gibi şeyler söylerken 57 dakika boyunca bu anlatmışta anlatmış.''Ben sana psikopat kitap bile araştırıyodum bee.Gelirken getirecektim.Kurban'ın son albümünü almıştım sana.'' (ay burda dünyanın en romantik erkeği oldu benim için skdgldsgd) Kısmet değilmiş diyorum.''Albüm'ü göndericem sana.'' şeklinde bir cümle kuruyo.''Teşekkür ederim ama istemiyorum.'' diyorum.Başlıyoruz tartışmaya.Bir süre ikimiz de vırvır ettikten sonra duruyorum.Dinliyorum.AĞLIYOOO...Hüngür hüngür şeklinde tabir edebileceğimiz bir ağlama değil ama.Belli etmemeye çalıştığı buna rağmen sesinden kabak gibi belli olduğu bir ağlamaydı...


       ''Kahretsin yaaaa, sen nasıl ayrılırsın benden nasıl??!?'' dumur'a uğruyorum ve ''Bu numarayı kayıtlı olduğu heryerden sil.Beyninden de sil.Asla arama beni birdaha!!!'' diyip suratına kapatıyorum.

       BİR ERKEĞİN AĞLAMASI KADAR İĞRENÇ BİRŞEY OLAMAZ!!!!

Beni o limana çıkaramazsın!

Cem karaca'dan geliyoooor.